Niyet
Evrende şamanların “niyet” dediği, ölçülemez, betimlenemez bir güç vardır. Niyet, bir düşünce, bir nesne ya da dilek değildir. Şamanlar niyeti, her şeyi yeniden düzenleyen, değiştiren ya da onları koruyan güç olarak tanımlarlar. Niyete açıklanamaz tin, soyut, nagual gibi adlar verirler. Herkesin “sezgi” olarak bildiği şey, niyet ile olan bağlantının canlanmasıdır. Yani tüm evrende var olan kayıtsız şartsız her şey bir bağlantı hattıyla niyete bağlıdır. Savaşçılar, bu bağlantıyı tartışmak, onu anlamak ve onu kullanmakla ilgilenirler. Özellikle ilgilendikleri bir şey de, onu gündelik yaşamlarının sıradan tasalarının duyarsızlaştırıcı etkilerinden temizlemektir. Bu bağlamda şamanizm, kişinin niyetle bağlantısını arındırma yöntemi olarak tanımlanabilir.
Sıradan insanın niyetle bağlantı hattı neredeyse ölüdür ve savaşçılar işe, yararsız bir bağlantı ile başlarlar çünkü o isteyerek karşılık vermez. Bu bağlantıyı diriltmek için savaşçıların gereksindiği, şiddetli yakıcı bir erktir yani sarsılmaz niyet denilen özel bir zihin durumudur.
Işıldayan varlıkların görünmeyen üstünlüğü, hiç kullanılmayan bir şeye niyete sahip olmalarından gelir. Şamanların fendi, sıradan insanın fendi ile aynıdır. Her ikisinin de bir dünya betimlemesi vardır. Sıradan insan onu aklıyla destekler; şaman ise niyetiyle. Her iki betimlemenin de kuralları vardır ama şamanın üstünlüğü “niyetin” daha çok şey içermesindedir.
Niyet, düşünceleri bir insana yenildiğini söylediğinde bile onu başarılı kılan şeydir. Savaşçının düşkünlüklerine karşın işlevini sürdürür. Niyet, savaşçıyı incitilemez kılan şeydir ve bir şamanı duvardan, uzaydan, sonsuzluktan geçiren şeydir.
Bir savaşçı bilgi yolunda ilerlerken niyet ile olan bağlantısında dört aşamadan geçer;
Birincisi; niyet ile pas tutmuş, güvenilmez bir hat kurduğunda,
İkincisi, bunu temizlemeyi başardığında,
Üçüncüsü, bunu kullanmayı öğrendiğinde,
Dördüncüsü, soyutun tasarılarını kabul etmeyi öğrendiğinde.
Carlos Castenada
Sıradan insanın niyetle bağlantı hattı neredeyse ölüdür ve savaşçılar işe, yararsız bir bağlantı ile başlarlar çünkü o isteyerek karşılık vermez. Bu bağlantıyı diriltmek için savaşçıların gereksindiği, şiddetli yakıcı bir erktir yani sarsılmaz niyet denilen özel bir zihin durumudur.
Işıldayan varlıkların görünmeyen üstünlüğü, hiç kullanılmayan bir şeye niyete sahip olmalarından gelir. Şamanların fendi, sıradan insanın fendi ile aynıdır. Her ikisinin de bir dünya betimlemesi vardır. Sıradan insan onu aklıyla destekler; şaman ise niyetiyle. Her iki betimlemenin de kuralları vardır ama şamanın üstünlüğü “niyetin” daha çok şey içermesindedir.
Niyet, düşünceleri bir insana yenildiğini söylediğinde bile onu başarılı kılan şeydir. Savaşçının düşkünlüklerine karşın işlevini sürdürür. Niyet, savaşçıyı incitilemez kılan şeydir ve bir şamanı duvardan, uzaydan, sonsuzluktan geçiren şeydir.
Bir savaşçı bilgi yolunda ilerlerken niyet ile olan bağlantısında dört aşamadan geçer;
Birincisi; niyet ile pas tutmuş, güvenilmez bir hat kurduğunda,
İkincisi, bunu temizlemeyi başardığında,
Üçüncüsü, bunu kullanmayı öğrendiğinde,
Dördüncüsü, soyutun tasarılarını kabul etmeyi öğrendiğinde.
Carlos Castenada
Yorumlar