Büyükannem müthiş bir insandı. Zamanında bana nasıl Monopoly oynanacağını öğretmişti. Oyunun adının "edinmek" olduğunu anlamıştı. Biriktirebildiği her şeyi biriktirir ve nihayetinde oyun tahtasının hakimi olurdu. Ardından bana hep aynı şeyi söylerdi. Bana bakar ve şöyle söylerdi: ''Bir gün bu oyunu oynamayı öğreneceksin.'' Bir yaz, neredeyse her gün, her saat Monopoly oynadım, ve o yaz oyunu oynamayı tam anlamıyla öğrendim. Anlamıştım ki kazanmanın tek yolu "edinmeye" olan koşulsuz bağlılıktı. Anlamıştım ki para ve mevkiler sizin skorunuzu artırmaya yarıyordu. O yazın sonunda artık büyükannemden daha acımasızdım. Eğer oyunu kazanmam gerekiyorsa, kuralların etrafından dolanmaya hazırdım… O yılın sonbaharında büyükannemle oturduk ve oynadık. Sahip olduğu her şeyi elinden aldım. Onu, son parasını verip mutlak yenilgi ile ayrılırken izledim. Ama büyükannemin bana öğreteceği bir şey daha vardı. Bana dedi ki: ''Elindekilerin tamamı ş...