İÇSELLEŞTİRME

İÇSELLEŞTİRME

İnsanlar öğrenmeye ne gerek var diye düşünüyor,
Çünkü ellerinin altında çok fazla bilgi var.
Ancak, bilmek bilgiye ulaşmaktan daha fazlasıdır.
Sadece bilge kişi yeterince hızlı hareket eder.


Bugün geçmişte benzeri görülmemiş miktarda bilgiye ulaşılabilir. Ortaçağda birkaç cilt, bilinen tüm gerçekleri içeren bir ansiklopedi oluşturmaya yetebilirdi veya zorba birisi bir kütüphaneyi tecrit ederek ya da yok ederek tebasını kontrol edebilirdi. Şimdi bilgi bizim için taşkın oranlarda ulaşılabilir durumda.

Bazıları bu devasalık karşısında uyuşuk bir yaklaşım sergiliyor. El altında bu kadar fazlası varsa, gerçekten de hiç bir şey öğrenmek gerekmez diye düşünüyorlar. İhtiyaç duyduklarında gidip bulabilirler. Ama hayat bizim için böylesi bir tembelliğe güvenemeyeceğimiz kadar hızlı hareket ediyor. Nasıl ki bilgi akışı katlanarak arttı, karar verme ritmi de hızlandı. Edilgen olamayız; bilgiyi içselleştirmeli ve kendimizi akışın içine doğru şekilde bırakmalıyız.

Sıradan bir insanın, zihinsel kapasitesinin ancak yüzde onunu kullandığı belirtiliyor. Dahi insan ise yüzde onbeşini kullanır. Yani, kesinlikle ayak uydurma kapasitemiz var -tabi eğer potansiyelimizin kilidini çözersek. Bu, eğitim, deneyim ve kararlı olmayı gerektirir. İnsan asla öğrenmeyi, keşfetmeyi bırakmamalı ve maceraya atılmaya son vermemeli. Eski zaman kaşifleri gibi olun. Kendileri için kazandıkları, onların serüvenlerini sadece kitaplardan okuyanlarınkinin yanında her zaman üstün kalacaktır.

Alıntı : 365 Günün Tao’su, Deng Ming-Dao, Dharma Yayınları

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aborjin Öğretisi

Her Şey Enerjidir

Teslimiyet

Karar Vermenin Bilgeliği